Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin neden olduğu afetlerin ve doğal felaketlerin dünyamızda giderek artmakta olduğunu vurgulayarak, önleyici ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ankara’da düzenlenen “COP31 Başkanlığı Diplomatik Misyonlar İçin Bilgilendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, iklim krizine karşı alınacak acil ve etkili önlemler konusunda çağrılar yapan Bakan Kurum, sel, kasırga, ve deniz seviyelerindeki yükselme gibi felaketlerin, sınırları ve diplomatik kuralları tanımadığını belirtti. Bu ağır tablonun, insanlık tarihinin en önemli sınavlarından biri olduğunu ve sürdürülebilir bir gelecek için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Kurum, özellikle Nepal’de yaşanan sel felaketleri ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde gözlemlenen doğal afetlerin toplumlar üzerinde yarattığı tahribata vurgu yaparak, doğanın dengesinin bozulmasının, küresel sınırların ve politikaların anlamını yitirmesine sebep olduğunu dile getirdi. Ayrıca, sel sularının vize sormadığını ve ekstrem hava olaylarının hiçbir diplomasinin sınır tanımadığını hatırlattı. Bu noktada, sınırların aşılması ve dünya genelinde birlik ve dayanışma ile hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kurum, iklim adaleti ve uluslararası diplomasi kapsamında, en kırılgan ve en etkilenmiş coğrafyaların seslerinin güçlü şekilde duyulması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında, iklim krizine karşı topyekûn bir eylem planı geliştirilmesinin önemine işaret eden Bakan Kurum, COP31’in temel amaçlarını hatırlatarak, gerçek hedeflere ulaşmak için diyalog, uzlaşma ve somut adımların birlik içinde atılması gerektiğine değindi. 2015 Paris Anlaşması’ndan ilham alarak, tarafların taahhütleri sahada hayata geçirerek, hemen şimdi uygulamaya geçilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, bu süreçte devletlerin yanı sıra özel sektörün de sorumluluk almaya davet edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kurum, küresel iklim krizinin, sadece hükümetlerin değil, global sermayenin ve büyük şirketlerin de elini taşın altına koymasıyla aşılabileceğini ifade etti.
Bakan Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek uluslararası zirvede, iklim finansmanı ve sürdürülebilirlik alanında atılacak adımların belirlenmesinin yanı sıra, doğa ve toplum sağlığı için alınacak kritik önlemler üzerinde durulacağını dile getirdi. Ayrıca, önümüzdeki hafta Fethiye’de yapılacak deniz temizliği operasyonunun, okyanusların çığlığına kulak verme ve doğayı koruma adına önemli bir adım olacağını aktardı. Zirvede özellikle Pasifik ülkelerinin ve en hassas bölgesel aktörlerin seslerini duyuracağını belirtti. Antalya’nın, tarih boyunca medeniyetlere ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir şehir olarak, bugün de küresel barış ve sürdürülebilirlik amaçlarına hizmet etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Dünya liderlerinin, gençlerin, şehirlerin ve endüstrilerin ortak akılla hareket etmesiyle, büyük dönüşümün mümkün olduğunu ifade eden Kurum, bu tarihi süreçte güçlü bir eylem planı ve ortak kararlılık ile başarının yakalanacağına inanç belirtti. Son olarak, herkesin katkısıyla, daha yaşanabilir, daha adil ve dayanıklı bir dünya inşa edilebileceğine vurgu yaptı.
